Beklenmedik bir anda terk edilmişsindir bütün sevdiklerince Suçlamak istemesende hiç kimseyi üzünçle yanmakta yüzün Adını bile koyamadığın bir boğunç dolmakta şimdi yüreğine Ve usulca akmaktadır...
İnsanı zorlayıcı dört güç vardır... İlk olarak, irade sahibi, bilinçli ve yaratıcı insan, ilk zorlayıcı gücün, doğa’nın baskısı altındadır, bu zorun tutsağıdır. Natüralizm, tabiat temeline...
Kısacık yoğun bir akşamherkesin yüzünün bir anıya karıştığıyoğun bir akşambana bir memur gibi davrandılar hastanelerdeve bir intihar üstüne söylentibütün kıyıları dolaştı durdukısacık bir akşamKısacık serin...
Uşağımın, ağır yaralı halimde beni açıkta gecelemeye bırakmaktansa herşeyi göze alıp zorla içeri soktuğu şato, kimbilir ne kadar zamandır Apeninler’in üzerindeki...
Sürgünü çağımıza özgü bir siyasi ceza olarak kavrayabilmek için, haritası edebiyat tarafından çıkarılmış deneyim alanlarının ötesine geçmek şarttır. Joyce’u, Nabakov’ u ve hatta sürgün hakkında,...
Yedi kapılı Teb şehrini kuran kim? Kitaplar yalnız kralların adını yazar. Yoksa kayaları taşıyan krallar mı? Bir de Babil varmış boyuna yıkılan,...
Gitmekle kalmak arasında kıpırdamayan gün, katı bir saydamlık kalıbı.Hepsi görünüyor ve hiçbiri anlaşılamıyor, ufuk dokunulamayacak bir yakınlık.Masada kağıtlar, bir kitap, bir vazo: nesneler dinlenmekte adlarının...
Bir odanın bir köşesinde bir kılıç duruyor,gövdesinin çelik yüzüne güneşin şavkı vurmuş,pembemsi pembemsi ışıldıyordu.Derken kasılarak çevresine bir göz gezdirdi kılıç.Gördü ki odada bulunan her şey...
Irak’ın işgal edildiği günlerde, bu işgalin ne anlama geldiğini yorumlaması için eline mikrofon tutuşturulanlardan birisi de Jean Baudrillard’ı. Balık tutmak için Sein nehri kıyısına inerken,...
Bir varmış, bir yokmuş, sana varsa bana yokmuş, bana varsa ona yokmuş. Bir zamanlar yeryüzünün bir yerinde bir ülke varmış. Bu ülkedeki kişiler mutluluk içinde...
Şimdi bu yaşlı kadının, bu serin kumsalda tek başına, sabahın bu saatinde, her sabah olduğu gibi öylece güneşin doğuşuyla beraber kızaran denize bakarak neler mırıldandığını...
İnsanları sevmeyen bir insanın olabileceğini bilmek sizi meraklandıracaktır sanıyorum. İşte ben, hem de öylesine az seviyorum ki onları, yarım düzinesini hemen şimdi öldürebilirim. Belki...
ağzımızda kurşun çözeltisi insanlığımız kabaran sularda boğulmalı sessizcetaş savurmalı ebabiller uğuldayan dünyamıza ve toprağı okşamalı soluk soluğa çocukluğu katledilmiş bir neslin son nefesi zehrini boşalt artık ey hayat
Biz şehir ahalisi, Kara Şemsiyeliler!Kapçıklar! Evraklılar! Örtü Severler!Çığlıklardan çadır yapma şanı bizdedir.Bizimdir yerlere tükürülmeyen yerlerNezaketten, haklılardan yanayızdır hepimizSevinmemiz çapkıncadır, ağlatır bizi küpeştelerYaşamak deriz -Oh, dear-...