inachisus case
4 Takipçi | 9 Takip
24 12 2006

GİTMEK

Bugunlerde herkes gitmek istiyor.Küçük bir sahil kasabasına,bir başka ülkeye,dağlara, uzaklara...Hayatindan memnun olan yok. Kiminle konuşsam ayni sey... Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.Öyle ''yanına almak istediği üç şey'' falan yok.Bir kendisi.Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir.Keske kendini birakıp gidebilse insan.Ama olmuyor.     Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.ani her şeyi yüzüstü bırakmak göze alınamiyor.Böyle gidiyor işte. Bir yanimiz ''kalk gidelim'',öbür yanımız "otur'' diyor.''Otur'' diyen kazanıyor. O yan kalabalık zira. Iş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile, güvende olma duygusu..En kötüsü alışkanlık.Alışkanlığın verdiği rahatlık, monotonluğun doğurdugu bıkkınlığı yeniyor.Kalıyoruz.Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz. Evlenmeler...Bir çocuk daha doğurmalar...Borçlara girmeler...Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.Misal, ben...Kapidaki Rex'i bırakıp gidemiyorum. Değil bu sehirden gitmek,iki sokak öteye taşınamıyorum. Alıp götürsem gelmez ki... Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.Herkes onu, o herkesi seviyor.Hangi birimizle gitsin? ''Sırtında yumurta küfesi olmak'' diye bir deyim vardır;evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.Kendi imalatımız küfeler.Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada. Ölüm var zira. Ölüme inat tutunmak lazım. Inadına kök salmak lazım.Bari ufak kaçışlar yapabilsek.Var tabii yapanlar. Ama az. Sadece kaymak tabakası.Hepimiz kaçabilsek...Bütçe, zaman, keyif...Denk olsa. Gün içinde mesela... Küçücük gitmeler yapabilsek.Ne mümkün.Sabah 09.00, aksam 18.00.Sonra baska mecburiyetler.Sıkışıp kaldık.Sirf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı. Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.Bir ömür karşılığı bir ömür yani.Ne saçma.Bahar mıdır bizi bu hale getiren?Galiba.Ben her bahar áşık olmam ama her bahar gitmek isterim.Gittigim olmadı hiç. Ama olsun... Istemek de güzel. C... Devamı

26 11 2006

Mülksüzler

"Bilmiyorum," dedi; dili yarı felç olmuş gibiydi. "Hayır. Harika değil. Çirkin bir dünya. Bu dünyaya benzemiyor. Anarres sadece tozdan ve kuru tepelerden oluşuyor. Her şey az, her şey kupkuru, insanlar da güzel değil. Hepsinin koca elleri ve ayakları var, benimkiler ve buradaki garsonunkiler gibi. Ama koca göbekleri yok. Çok kirlenirler, birlikte yıkanırlar, burada kimse bunu yapmaz. Kentler çok küçük ve sönüktür, sıkıcıdır. Hiç saray yoktur. Yaşam sıkıcıdır, çok çalışılır. Her zaman istediğinizi alamazsınız, hatta bazen gereksindiğinizi bile, çünkü yeterince yoktur. Siz Urras’lılann her şeyi yeterince var. Yeterince hava, yeterince yağmur, çimen, okyanuslar, yiyecek, müzik, yapılar, fabrikalar, makineler, kitaplar, giysiler, tarih. Siz zenginsiniz, siz sahipsiniz. Biz yoksuluz, biz yoksunuz. Sizde var, bizde yok. Burada her şey çok güzel. Güzel olmayan yalnızca yüzler. Anarres’te hiç bir şey güzel değildir, yalnız yüzler güzeldir. Diğer yüzler, erkek ve kadın yüzleri. Bizim onlardan başka bir şeyimiz yok, birbirimizden başka bir şeyimiz yok. Burada siz mücevherleri görüyorsunuz, orada gözleri görürsünüz. Gözlerde de görkemi, insan ruhunun görkemini görürsünüz. Çünkü bizim erkeklerimiz ve kadınlarımız özgürdür, hiç bir seye sahip olmadıkları için özgürdürler. Siz sahipler ise sahiplisiniz. Hepiniz hapistesiniz. Herkes yalnız, tek basma, sahip olduğu yığınla birlikte. Hapiste yaşıyor, hapiste ölüyorsunuz. Gözlerinizde görebildiğim yalnızca bu— duvar, duvar!" Mülksüzler - Ursula K. Le Guin... Devamı

24 11 2006

Pusuda - Karalamalar

  tutuşuyor zaman,melez bir akşamın göğsündeoyun bozan bir güz kapımdakayıp çocuklar gibi hırçınçiçeklenmiş elim tecrittedurmadan fotoğraflarını çekiyor kasımdilim paslı,düşüncemde yazı-turayoruldum, yoruldum, yoruldumbir duvardan diğerine külleri toplamaktanyaşadığım şehir sana benziyor git gidebu yüzden her dem sürecek anıların tazeliğişimdi uzun bir sessizliksinkendine sarıldıkça kayboluyor rengindüşüm yorumsuz, umudum dalsız... Devamı