inachisus case
4 Takipçi | 9 Takip
01 10 2006

Adımlar

bir adım attığım yerdene vardı kigitmemle kaybolduher adımımdasonsuz ben'leri koyuyorumboşluğave yine ben dolmuyorumgeçip gittiğim yerlerdeniç içeöneve arkaya bakanbir sürübenlerkoymuşumdureskileri çocukşimdikiler ihtiyar Asaf Halet Çelebi Devamı

01 10 2006

Şahların Şahı

  Şahların Şahı - Ryszard KAPUSCİNSKİ   1980 yılında İran'da olsaydık ne görürdük? Şahların Şahı, İran'ın son dönem tarihinin, şahın devrilişinin ve İslam hareketinin iktdara gelişinin eski fotoğraflar, ses bandları veTahran'da bir otel odasında tutulmuş notlarla yazılmış bir güncesidir. Polonyalı "devrim muhabiri" Ryszard Kapuscinski, Afrika, Asya ve Güney Amerika'da tam yimri yedi devrimi içinden izlemiş bir yazar. "Uygar" Avrupa'yla özdeşlemeyen, kendini ancak üçüncü dünyada rahat hissettiğini söyleyen Kapuscinski, İran sokaklarında ayağa kalkmışbir halkın hissettiklerini yazıyor bu kitabında. "Bir muhabirin gazeteye çektiği telgraf, haber iletmekte çok kısıtlı bir araç. Her zaman sınırlar var: sözcükler sınırlı, gazetelerin almak istediği haber sınırlı... Oysa özellikle Üçüncü Dünya'da karşılaştığımız gerçeklikler, bir gazetenin elvereceğinden her zaman çok daha zengin ve karmaşık. Gazetede yayınlanamayacak olan haberin kendisi değil, onu çevreleyen şeyler. Ortam, sokakların havası, insanların duyguları, kentteki dedikodu, kokular, gazetenizde 600 sözcük içinde okuduklarınızın bir parçası olan binlerce gerçeklik öğesi..." (Yayınevi) Şimdi en önemli an gelmiştir; ülkenin, Şah’ın ve devrimin kaderini tayin edecek olan an, bir polis memurunun kalabalığın kenarında duran bir adama doğru yürüdüğü ve sesini yükselterek ona evine gitmesini emrettiği an gelmiştir. Bu iki adam sıradan, isimsiz kişilerdir; ancak, karşılaşmalarının tarihsel bir önemi vardır. Her ikisi de yetişkin, bazı olayları görmüş geçirmiş ve kişisel deneyimleri olan kişilerdir. Polisin deneyimi: Bir insana bağırıp sopamı kadırırsam, o önce korkudan uyuşup kalır, sonra koşarak kaçar. Kalabalığın kenarındaki adamın deneyimi: Yaklaşan bir polis gördüğüm anda ödüm kopar ve koşmaya başlarım. Bu deneyimlere dayanarak iyi bir senaryo hazırlayabiliriz: Polis bağırır, adam kaçar, diğerleri toz olur ve meydan boşalır. Fakat bu kez her şey farklı bir bi... Devamı

16 09 2006

İkiye Bölünen Vikont

Keşke her şey böyle ikiye bölünebilse…böylece herkes bön ve cahil bütünlüğünden kurtulabilse. Bir bütündüm ben ve her şey doğal, karmakarışık ve anlamsızdı gözümde; her şeyi gördüğümü sanıyordum, oysa gördüğüm bir kabuktu yalnızca. Eğer bir gün kendinin yarısı olabilirsen , ki bunu bütün gönlümle dilerim, bütünlüğü olan beyinlerin sıradan zekasını aşan şeyleri anlayacaksın. Kendi yarını ve dünyanın yarısını yitirmiş olacaksın, ama geride kalan o yarı, bin kez daha derin, daha değerli olacak. Hatta her şeyin sana benzer şekilde ikiye bölünüp parçalanmasını isteyeceksin, çünkü güzellik, bilgelik ve adalet parçalardan oluşan şeyde vardır. Italo Calvino Devamı