inachisus case
4 Takipçi | 9 Takip
04 09 2006

5 Aralık 1945

Delindi sintine,esirler parçalamakta pırangaları.Yıldız-poyrazdır esen, tekneyi kayaların üstüne atacak.Bu dünya, bu korsan gemisi batacaktır,                                taş çatlasa batacak.Ve senin alnın gibi hür, ferah ve ümitli bir âlem                                              kuracağız Pirâyem... Nazım Hikmet Devamı

04 09 2006

KİTAP

Dostoyevski, "Avrupa''''yı kendimizden çok, daha iyi tanıyoruz" , diyor. Biz ne kendimizi tanıyoruz, ne Avrupa''''yı. Tarihimiz mührü sökülmemiş bir hazine. Sosyologlarımız bir Kızılderili köyünü keşfe gider gibi, alan çalışmalarına koyuluyorlar. Avrupa''''yı, Avrupa''''nın istediği kadar tanıyoruz.   Ne var ki ihtiyar Batı da hafızasını kaybetmişe benziyor. UNESCO kitap yılında, kitap için yazılmış en güzel eseri hatırlayamadı: "Susam ve Zambaklar".   "Susam ve Zambaklar" Ruskin''''in en çok sevilen, en çok okunan kitabı. Şöyle diyor Ruskin: "Kendimize dost seçeceğiz. En iyilerini seçmek istiyoruz, ama nerede bulacağız o dostları? Kaç kişiyi tanıyoruz? Her istediğimizle tanışabilir miyiz? Talihimiz yâr olursa, uzaktan görebiliriz büyük bir şairi, sesini duyabilirsek ne devlet... Bir bakanın odasında on dakika kalmak, bir kraliçenin bakışlarını bir saniye üzerimize çekmek, ümit edeceğimiz bahtiyarlıkların en büyüğü. Ama hep buna benzer mesut tesadüfler peşindeyizdir. Yıllarımızı, duygularımızı, kabiliyetlerimizi harcarız bu uğurda. Sayısız zilletlere katlanırız. Bize her an kollarını açan bir dostlar topluluğundan habersiz yaşarız. İçlerinde hükümdarlar da vardır, devlet adamları da. Günlerce şikâyet etmeden iltifatlarımızı beklerler. Ağız açmalarına izin vermeyiz. Filhakika seçiş hürriyetimizin hudutsuz olduğu tek dünya: kitaplar dünyası."   Ruskin kitapları ikiye ayırır: Geçici olanlar, kalıcı olanlar. Geçiciler faydalı veya tatlı birer konuşma: Seyahatnameler, hatıralar. Bunlar kitaptan çok bir nevi mektup, bir nevi gazete. Kalıcı kitap, sohbet değil, yazıdır. Birkaç sayfaya sığdırılmak istenen bütün bir hayat. Ebediyete yollanan mesaj. Kimsenin söylemediği ve söyleyemeyeceği gerçek. Yazar, o birkaç sayfayı kaleme almak İçin gelmiştir dünyaya. Mümkün olsa taşa kazır fikirlerini.   Kütüphane, bütün çağların, bütün ülkelerin Ölümsüzleri ile dolu. Bu ulular be... Devamı

31 08 2006

"İkinci Yeni"

Yeni-Gerçekçi Şiir: "İkinci Yeni"   Orhan Veli ve arkadaşlarının şiirinde hüküm, basit realizmde. Şiir, yaşamak için yaşanan, harcanan vakitlerin, ek vakitlerin haberim verir ve hesabını ister. Bozuk ülkenize bakış; bu, kısaca anlatır şiiri. Sonraları, Melih Cevdet, işi bir çağrıya dökecek, "düzeltici" bir şiir kurmaya çalışacak. Metin Eloğlu, bozuk dünyamıza, o mükemmel dünyalarının parmaklıklarına dayanarak gülecek! En güçlüleri Oktay Rifat ise en bozguna uğrayanı olacak bu şirazesi kopuk şairlerin (şiraze Orhan Veli'ydi), Oktay Rifat, ülkemizin şartlarını, hattâ şiirlerinin ana rahmi şartlarını unutarak (gerçekçi plândan çıkarak), kinayeli hikâyelerle, folklorik otomatizmlerle çarklayacak ve bunu, bir şiirlik çalışmalar için mümkün, bir kitaplık vakit için çok bücür usullere takmış mahvettiği, usule takılıp kaldığı eserleri göz önünde iken bile, kabul ve itirafa yanaşmayacak. Orhan Veli ve arkadaşlarının akımı, bu minval üzre, çeşitli sapışlarla eskir, hattâ kendine tepki Attilâ İlhan şiiriyle kapanan, bütünlenen bir dünya olup onu da hızla eskitirken yeni bir şiir doğdu. Bu şiirin vaftiz adı: İkinci Yeni. Ben, bu şiire, "Yeni gerçekçi şiir" diyorum. Orhan Veli şiiri, şiirimizin gerçekçi (realist) akımıydı; bu akım ise, yeni gerçekçi (neorealist) akım.   Orhan Veli ve arkadaşlarının şiiri, yeni şiir ise, bu yeni şiir için, yeninin yenisi farkına, ikinci yeni demek kadar doğru ne ola? Böyle hüküm, böyle hipotezin başından artık. Bazıları, yeniliği, böyle, l, 2, 3... v.s. numaralamanın saçma olduğunu, bunun bir hayal kıtlığından doğduğunu söylemeğe kadar vardırdılar işi. İşin içinde bir saçmalık, bir hayal kıtlığı varsa bu, Orhan Veli ve arkadaşlarının şiirine "yeni şiir" demekteydi. Zaman ve eşya boyunca daha başka bir şiir yokmuş ve olamazmışçasına bir şiire yeni şiir ismini verenlerin, onun yenilenişinden ibaret ikinci bir akıma "İkinci Yeni" denilmesine alınmaları olur şey değildi. Hem bu "İkinci Yeni" sözü, bir birincisini bir üçüncüsünü ha... Devamı